Kimler Çevrimiçi

Şuanda 15 konuk çevrimiçi

Online Üyelerimiz

Çevrimiçi Kullanıcı Yok

Tarih ve Saat

Önemli Linkler

Hava Durumu

ESKISEHIR

Ziyaretçi Sayımız

mod_vvisit_counterBugün89
mod_vvisit_counterDün118
mod_vvisit_counterBu Hafta342
mod_vvisit_counterBu Ay962

Advertisement
Atatürk'ün Bir Anısı (Film Çektinizde Oynamadım mı?)
Değerlendirme: / 0
Kötüİyi 
Yazan Ziya TEKİN   
Cumartesi, 28 Mart 2009
"Film cektiniz de oynamadim mi?"
Istanbul'un kurtulusu siralariydi. Kemal Film'in sahibi Sakir Bey, kameraman Cezmi Ar'in evine gitti: "Hemen hazirlan. Gazi Izmit'e gidiyormus. Biz de filmini cekecegiz" dedi.
Heyecan icinde yola koyuldular.
Sabah Mustafa Kemal Pasa'nin izledigi askeri gecit torenini kayda aldilar. Gazi'yi de cekmek istiyorlar ama soylemeye cesaret edemiyorlardi.
Cezmi Ar korkarak izin icin haber yolladi.
Gazi az sonra kendisini yanina cagirdi:
"Cekinmeyin" dedi, "sinema sanatinin icabati ne ise soyleyin hemen tatbik edelim."
Bunun uzerine cesaretlenen Cezmi Ar, hemen kamerasini kurdu ve Gazi'nin yakin plan filmini cekmeye basladi.
O anki duygularini sonradan soyle anlatacakti:
"Son derece fotojenikti. Kamera karsisinda gayet rahat hareket ediyordu. Nihayet 'Kafi mi' diye sordu. 'Kafi Pasam, sagolun' dedim. Etrafimizda toplananlara hitaben,
'-Ilerde bugunleri goremeyenlere iyi bir ibret hatirasi olur bu resmigecit' dedi."
Oyle de oldu. Yillar sonra bugun hâlâ her milli bayramda ekranlara yansiyan Izmit gezisine dair goruntuler, Cezmi Ar'in kamerasindan cikmadir.

Savas ve sinema
Savas yeni bitmis, simdi kendini Turkiye'ye ve dunyaya anlatma savasi baslamisti. Ve Gazi bu savasta en guclu silahin sinema oldugunu kesfetmisti.
Nitekim sonradan kurtulus savasinda TBMM Ordu Film Cekme Merkezi'nin cektigi filmleri butun halkin izlemesini isteyecekti.
Erman Sener "Kurtulus Savasi ve Sinemamiz" kitabinda (Dizi Y.,1970) Kurtulus Savasi'yla ilgili ilk filmin yapimina 1922'de baslandigini yazar. Yani zafer kazanildigi anda, zaferin filmi icin de calisma baslamistir.
"Zafer Yollarinda" adli bu yapim savas sirasinda cekilen belge filmlerden kotarilmisti. Bunlar yetmeyince Kurtulus Savasi'na dair kimi canlandirmalar yapilip filme eklendi.
Film ancak 1934'te bitebildi. Ama Ataturk memnun kalmadi. Filmin genisletilmesini emretti.
Hemen bir komite kuruldu. Kemal Film'in savas sirasinda cektigi 47 haber filminden de yararlanilarak 3 kisimlik film,
12 kisma cikarildi.

"Cagirdiniz da oynamadik mi?"
Ataturk 1937'de Nurettin Baransel'e filmi sordu.
"Henuz tamamlanamadi" dedi Baransel:
"Cunku size ait sahnelerin cogu hareketsiz resimlerden ibaret..."
Gazi kaslarini catti ve soyle dedi:
"Ben hayattayim. Milli mucadeleye ait butun evrakim, kilicim, cizmem halihazirda mevcut olduguna gore cagirdiginiz anda bana dusen vazifeyi yapmadim mi? Boyle bir teklif karsisinda kalsam memnuniyetle kabul eder, bir artist gibi filmde rol alir, hatiralari canlandirirdim. Bu, milli bir vazifedir. Cunku Turk gencligine bu mucadelenin nasil kazanildigini canli olarak ispat etmek, hatira birakmak bu filmle mumkun olacaktir."
Ama olmadi.
Kendi filminde oynamaya omru vefa etmedi. MUNIR HAYRI EGELI ANLATIYOR:
"Film yapmak teyyare ucurmak gibi teknik istir. Sanat atesi lazimdir, ama yetmez"
"Bir gun Ataturk beni Cankaya'ya cagirtti:
- Bir Amerikan film sirketinden mektup aldim. Bizim inkilabimiza dair bir film yapmak istiyorlar. Cok guzel. Ama bu, bizim isimiz olmalidir. Sen bir senaryo dusun' diye emir verdi.
'-Bu senaryo benim hayatimla, mesela bir ogretmenin hayatini esit olarak yurutmelidir' dedi.
Bana bir kart uzatti. Senaryoyu dikte etmeye basladi.
Senaryo bittigi zaman ellerim tutulmustu.
'-Bunu derle, toparla, yaz' dedi.
Hemen gittim, yazdim.
Iki gun sonra, emri vechile yaverine verdim.
Bir gun sonra uzerinde Ataturk'un el yazisiyla bir zarf geldi. Senaryoyu okuyan Ataturk sayfa sayfa tashih etmis, bircok yerlerini de uzun uzun ilave etmisti.
En sonunda 'Tekrar gorecegim' yaziyordu.
Senaryoyu yeniden isledim. Kendisine takdim ettim. Maresal ve Afet Hanimefendi'ye de okutmus. Recep Peker'e vermis. Recep Bey beni cagirtti:
'-Bu senaryonun film olmasi icin ne lazim' diye sordu.
Bir butce yaptim, verdim.
2-3 gun sonra Necip Ali Bey beni cagirtti:
'-Yahu senin istediklerin yuz bin lira tutar, sen deli mi oldun' dedi.
Aksam Cankaya'da Ataturk benden film hakkinda izahat istedi.
'Bunlari temin edersek bu filmi yapabilir misin' diye sordu.
Tereddutsuz 'Yaparim' dedim.
Ataturk, 'Ben bu cocugun nefis itimadina (ozguvenine) bayiliyorum' dedi.
Sonra bana dondu:
'-Film yapmak tayyare ucurmak gibi teknik bir hadisedir. Sanat atesi lazimdir ama yetmez' dedi.
Necip Ali'ye dondu:
'-Munir Hayri'yi Almanya ve Italya'ya gonderecegiz. Rejisorluk ogrenecek. Paraniz, tahsisatiniz yoksa ben veririm' dedi.
3 gun icinde ben Ataturk'un sahsi mektuplari ile bu memleketlere hareket ettim. (..)
Almanya'dan, Italya'dan, Rusya'dan ayri ayri 'Rejisorluk edebilir' belgeleriyle dondugum zaman Ataturk,
'-Simdi senaryoyu bir daha gozden gecirelim' demis ve calismalarin sonunda duzeltilen senaryoya su cumleyi koymustu:
'-Duzeltmelerden sonra iyi bir film olur.'
Ancak biz kendisinden bazi parcalari filme almakta iken Ataturk rahatsizlanmisti."
(Bilinmeyen Yonleriyle Ataturk, Berikan, 2001) NIZAMETTIN NAZIF ANLATIYOR
"Susunuz! Film ceviriyoruz!"
Ataturk'le sinema seruvenine girisenlerden biri de Nizamettin Nazif'ti. "Bir Millet Uyaniyor"u yazdiktan sonra Ataturk'e ulastirmisti. Senaryonun onaylanmasini istemis, sonra bir cesaret Ataturk'e de rol teklif etmisti.
Tedirginlik icinde bekliyordu.
Bir sure sonra Ataturk'un senaryoyu begendigi mujdesini alinca goklere uctu. Ama dahasi vardi:
Ataturk filmde sahsen rol almayi da kabul etmisti. Meclis'te okuyacagi nutku, Kosk'te film icin tekrarlayacakti.
Sonrasini Nizamettin Nazif'ten okuyalim:
"Ataturk Cankaya'da bizi kabul etti. Biraz izahat istedikten sonra fon olarak getirdigimiz kara ortunun onune gecti ve nutkunu irada basladi. Makine rahat rahat isliyor, sefin sesi cok rahat endegistre ediliyordu. Bu arada sol taraftaki bir kapinin onunde bayan Afet, bir milletvekili ve General Kazim beliriverdi. Ucu de yuksek sesle konusuyorlardi. Ataturk'un yuzunde ani bir degisIklik oldu, onlara donup seslendi:
'-Susunuz! Film ceviriyoruz. Salona gidiniz.'"

"Komedya mi oynuyoruz?"
Ataturk'un siniri bozulmustu bir kere... "Birakalim" dedi.  Filmcilerin israriyla devam etti.
O sirada bahcivanla birkac kisi kapinin yaninda gulusmeye baslamasin mi?
Ataturk bu kez gurledi:
"Ne o? Biz burada komedya mi oynuyoruz, yoksa bir devlet sefi gibi halka mutelaamizi mi bildiriyoruz. Bu ne terbiyesizliktir? Gulmeyiniz? Cekiliniz? Yikiliniz? Gidiniz?"
Sonra nutkunu tamamladi. Filmcileri ugurladi.

Nazim'in korktugu an
Oykunun devami daha da ilginctir:
Tepedelenlioglu'nun aktardigina gore Cezmi Ar filmleri alip hemen Istanbul'a doner. Film yikanir. Ipek Film studyosunda ilk kopyayi izleyenler arasinda Ertugrul Muhsin ve Nazim Hikmet de vardir.
Filmi izlerken elestirmeye baslarlar:
"-Keske baska acilardan da cekselerdi."
"-Ses daha iyi olabilirdi" vs...
Tam onlar bu elestirileri yaparken, izledikleri filmdeki Gazi gurlemeye baslar:
"Burada komedya mi oynuyoruz? Cekiliniz! Yikiliniz!"
Muhsin Ertugrul'la Nazim donakalirlar.
"Eyvah canlandi, bize bagiriyor" diyerek salondan disari firlarlar.
Yorumlar
Ara RSS
Sadece kay

3.26 Copyright (C) 2008 Compojoom.com / Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved."

 
Sonraki >

Duyurular

Köylümüz Salih Alpu'nun eşi Fatma Zehra Alpu 27 Temmuz 2010 Tarihinde vefat etmiştir. Vefat eden Fatma Zehra Alpu'ya Allahtan Rahmet, ailesine, yakınları ile sevenlerine başsağlı dileriz....{mosimage}...

Kadınca Sanat

Son On-line Üyeler

ayhan (ayhan özuğur)
(2010-09-04 19:05:59)
Adem ÜNAL (Adem ÜNAL)
(2010-09-02 16:04:55)
dorylaion67 (Kemal ŞANLI)
(2010-08-27 23:08:25)
tbalik26 (Tolga BALIK)
(2010-08-22 11:14:15)
semi (abdulkadir)
(2010-08-04 21:29:21)

Anketler

Yeni Web Sitemizi Nasıl Bulduınuz?